Arşiv Çeviri Teorik

Mary Astell’den “Kadınlara ciddi bir teklif”

Gülçin Aksoy, “Kadriye, Kezban, Nedret, Ayşen, Gülsen, Sema, Dilek, Nermin, Alev, Nalan”, 2017, kumaş üzerine baskı

Bu yazı Simone Webb’in “Mary Astell’s “A Serious Proposal to the Ladies” yazısının çevirisidir. Çeviren: Mete Han Gencer.

Mary Wollstonecraft (1759-1797) genelde “ilk feminist” olarak görülür. Ancak Wollstonecraft’ın Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi’nden (1792) neredeyse yüz yıl önce başka bir filozof kadınların aşağılanmış konumunu ve kadın eğitiminin önemini sistematik şekilde analiz etti. Mary Astell’in (1666-1731) Kadınlara Ciddi Bir Teklif’i (1694, 1697) kadınların erkeklere kıyasla aşağıda tutulan bir ahlaki durumda olduğunu iddia eder ve bu problemin sebeplerini araştırıp iki kısımlık bir çözüm önerisinde bulunur.

  1. Kadınlarla ilgili problem

Astell’in problem olarak gördüğü şey kadınların ataerkil düzen tarafından baskılanması veya haklardan yoksun olması değildi. Bunun yerine, Astell kadınların kendi “benliklerinin” yozlaşmış olduğunu ve bu sebeple bireysel otonomiden (zihinsel özgürlükten ve kendilerini kontrol etme becerilerinden) yoksun kaldıklarını iddia etti. Astell’e göre kadınlar kendi kararlarıyla özerk şekilde hareket etmek yerine duygularının dürtüleri tarafından yönetiliyor.

Astell’in kadınların inançları ve davranışlarıyla ilgili gördüğü sorunlar dizisi şöyleydi: Kadınlar her insanın sahip olduğu rasyonel kapasitelerini kullanıp gerçeklik hakkında doğru yargılara varmak yerine görünüşlere dikkat ediyor; vücut güzelliği ve zenginlik gibi maddi şeylerin önemli olduğuna inanırken maddi olmayan ölümsüz ruhların önemli olmadığını düşünüyor; başlıca feminen günahlar olan gurur ve kibrin ağına düşüp kendilerine yanlış şeyler üzerinden değer biçiyor; genellikle erkeklerde uyandırdıkları izlenimleri dert edinip kendilerini erkeklerin onları takdir ettiği ölçüde değerli görüyorlar.

Tabii ki, Astell kadınların doğaları gereği bu sorunların öznesi olduğunu düşünmüyordu. Bunu düşünmekle birlikte neden özellikle kadınların bu bahsedilen türde günahlara bağımlı olduğunu dair bir açıklama sunmuştur.

  1. Problemin Nedeni

Astell’e göre kadınların yukarıda bahsedilen kusurlarının esas iki sebebi kötü eğitim görmeleri ve maruz kaldıkları gelenektir.

Astell daha spesifik olarak şöyle düşünüyordu: Kadınlar düzgün şeyler öğrenmekten alıkoyuluyorlar. Mesela, kendi gerçek doğalarını ve tanrının doğasını öğrenemiyorlar. Bununla birlikte, yanlış ilkelerle eğitiliyorlar – erkeklerin kendileri hakkındaki fikirlerinin önemli olduğu gibi ilkelerle. Astell şunu yazıyor: “Kadınlar bebeklikten beri pek çok avantajdan mahrumdurlar ve hayatları boyunca bu avantajlara sahip olmadıkları için azarlanırlar. Ne zaman bu duruma çare olarak hayatta kalmak için günah işleseler o zaman işledikleri günahlar için yine azarlanırlar” (SP, Pt I, p. 60). Astell kadınların cahilliğini onların günahlarına bağlıyor: Kadınların nasıl düşünecekleri kendilerine öğretilmediği için “gerçeklik ve sahtelik arasındaki farkı ayırt edecek akıl ve beceriden yoksunlardır” (62) ve sonuç olarak kendi değerlerini sahip oldukları güzellik ve para üzerinden biçmektedirler.

Gelenek, Astell’e göre “dünyadaki tüm günah ve aptallık”tan sorumludur (67). Gelenek, hem bırakması zor alışkanlıkları hem de karşı çıkması zor sosyal güçleri içeriyor. Tekrarlayan şekilde boş ve aptalca davranmak, rasyonalitenin güçlerini kullanmaktan kaçınmak kadınların “zihinlerinin yapısını bozuyor” ve kadınları “ciddi ve geliştirici düşünceler üretmekten alıkoyuyor.” (68). Toplumda baskın olan geleneklere ve alışkanlıklara aykırı davranan kadınlar ise güçlü bir sosyal kınamaya (“dünyadaki tüm alay ve gürültüye”) maruz kalıyor (95). Bu da kadınların kendilerini geliştirmesinin önünde önemli bir engel oluşturuyor.

  1. Ayrılıkçılık: Kadınları Toplumdan Ayırmak

Astell’in kadınlarla ilgili probleme çözümünün ilk kısmı kendisinin en çok bilinen fikirlerinden biridir: Tamamen kadınlardan oluşan, eğitim odaklı bir topluluk kurmak.

Astell’in niyeti kadınların dünyadan uzaklaşabileceği ve kendilerini diğer kadınlarla birlikte eğitim ve erdeme adayabilecekleri bir çevre oluşturmak. Bu inziva onları günlük yaşamın kibir, sadakatsizlik ve gurur gibi ahlaki tehlikelerinden koruyabilecek. Aynı zamanda geleneğin zararlı etkilerinden de korunmuş olacaklar ve kendi ahlaki karakterlerini geliştirmelerine yarayacak olumlu alışkanlıklar edinip erdemli bir hayat sürdürebilecekler. Gerektiğince düşünmek ve kendilerini tanımak için yeterince zaman ve mekana sahip olmuş olacaklar. Ve tabii ki “kurnaz erkeklerin kaba girişimlerinden korunmuş olacaklar” (SP, Pt I, 102).

Astell’in dedikleri 20. Yüzyılın “ayrılıkçı” (separatist) feminist akımlarına delalet ediyor olabilir. Böyle akımlar kadınların kişisel gelişimlerini ve özgürlüklerini sağlamak için bir strateji olarak onların erkeklerden ve erkekler tarafından yürütülen kurumlardan ve yaratılan sosyal yapılardan tamamen uzaklaşmaları gerektiğini söyler 1.

  1. Kişisel Gelişim

Astell’in eserinin ikinci kısmı okuyucuların takip etmesi gereken bir kişisel gelişim yöntemi öneriyor. Bu yöntem kadınların bu yukarıda bahsedilen ayrılmış topluluk içerisinde nasıl eğitilmesi gerektiğini tarif eden yöntemdir. Yöntem meditasyona, okumaya, felsefi düşünceye ve duygusal öz-kontrole odaklanıyor.

Mantık veya Düşünmenin Sanatı’ndan (1662) esinlenen bir dizi yöntem kullanarak felsefi konular üzerine meditasyon yapmak, kadınların kendi rasyonel düşünce sistemlerini geliştirmelerini sağlayacak ve kendi hayatlarını nasıl en iyi şekilde yönetebileceklerini gösterecek. Örneğin, felsefi düşünce kadınların maddi olmayan ölümsüz bir ruha sahip olduklarını anlamalarını sağlayacak ve bu sayede maddi dünyanın ve vücutlarının nispeten önemsiz olduğunun farkına varacaklar. Bunun farkına varmaları ise moda ve dış güzellikle ilgili olan dertlerini bırakmalarını sağlayacak.

Astell’in yönteminin sonucu kadınlara haklar ve fırsatlar doğuran toplumsal bir değişim değil bireysel olarak kadınların içsel değişimini sağlayan bir şey olacaktır. Astell’e göre “erkekler bize karşı olan imtiyazlarının sefasını sürmeye devam edebilirler çünkü bizim niyetimiz onların ayrıcalıklarının altını oymak değildir […] bizim çabamız kendimizin tek ve tam hükümdarı olmaktır” (233-4). Astell’in yöntemini takip ederek kadın okuyucu bireysel otonomisini kazanacak ve değişen duygularından ve toplumsal geleneklerin boyunduruğundan kurtulacak 2.

  1. Sonuç

Kadın gelişimine bağlılığına rağmen, Astell’in feministliğine bazıları tarafından şüpheyle yaklaşıldı (Perry 1986; 8, 13, 97). Kendinden sonraki feministlerin aksine, Astell kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğiyle ilgili hiçbir şey demiyor ve toplumun temel ataerkil düzenini değiştirmek için bir şey önermiyor. Önemsediği şey baskıya karşı toplumsal direniş değil sadece bireysel kişisel gelişim. Ancak yine de Astell’e göre erkekler ve kadınlar entelektüel ve ahlaki yetenekleri konusunda temelde aynılar. Astell’in kadınların nasıl bireysel otonomilerini kaybettiklerine dair sistematik analizi ve kadın eğitimini savunma tarzı onu proto-feminist yazarlardan öteye götürüyor. Felsefi argümantasyonu feminist amaçlar için kullanması ise onu günümüzdeki feminist felsefenin öncülerinden biri yapıyor.

Referanslar

Arnauld, Antoine and Pierre Nicole, Logic or the Art of Thinking, translated by Jill Vance Buroker, Cambridge: Cambridge University Press, 1996 [1662]

Astell, Mary, A Serious Proposal to the Ladies. Parts I and II. Edited by Patricia Springborg. Peterborough, Ontario: Broadview Press Ltd., 2002 [1694, 1697]

Broad, Jacqueline, The Philosophy of Mary Astell: An Early Modern Theory of Virtue. Oxford: Oxford University Press, 2015

Friedman, Marilyn, Autonomy, Gender, Politics, Studies in Feminist Philosophy, Oxford: Oxford University Press, 2003

Frye, Marilyn, “Some Reflections on Separatism and Power”. In Feminist Social Thought: A Reader. Edited by Diana Tietjens Meyers, New York: Routledge, 1997, pp. 406–414.

İleri Okuma

Broad, Jacqueline, “Mary Astell,” The Internet Encyclopedia of Philosophy.

Detlefsen, Karen, ‘Cartesianism and its Feminist Promise and Limits: The Case of Mary Astell’. In Descartes and Cartesianism: Essays in Honour of Desmond Clarke. Edited by Stephen Gaukroger and Catherine Wilson, Oxford: Oxford Scholarship Online, 2017, pp. 191–206.

Duran, Jane, Eight Women Philosophers: Theory, Politics, and Feminism. University of Illinois Press, 2006

Perry, Ruth, The Celebrated Mary Astell: an Early English Feminist. Chicago; London: University of Chicago Press, 1986

Sowaal, Alice, ‘Mary Astell’s Serious Proposal: Mind, Method, and Custom’. In Philosophy Compass, 2(2), 2007, pp. 227–243.

Sowaal, Alice, “Mary Astell,” The Stanford Encyclopedia of Philosophy (Winter 2015 Edition), Edward N. Zalta (ed.).

Sowaal, Alice and Weiss, Penny (eds), Feminist Interpretations of Mary Astell. University Park, Pennsylvania: Pennsylvania State University Press, 2016

Görselle ilgili daha fazla bilgi için: https://www.catlakzemin.com/alar-hiyerarsisi-gulcin-aksoy-ile-roportaj/

Dipnotlar

  1. Astell’den bahsetmeyen modern feminist ayrılıkçı görüşlerle ilgili bir tartışma için bkz. Frye (1997).
  2. Astell’in kişisel bağımsızlıkla ilgili hedefleri ve otonomiye modern feminist yaklaşımları arasındaki farklar için bkz. Broad (2015). Broad’a göre hem Astell hem Marilyn Friedman (2003) gerçek özgürlüğü “kişinin kendi hayatını gerçek benliğinin derindeki isteklerine göre yaşaması” olarak görüyor (Broad 2015, 173). Bu özgürlük kadınların cinsiyetçi toplumsal normlara ve uygulamalara meydan okumasına yardım ediyor.97).

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir