Kimiz?

Bizler çok iyi anlaşan sıkı kız kardeşler, kutsanmış sistalar ve fikirleri tamamen aynı olan feministler değiliz. Feminizm, liberteryenizm ve liberalizmle ilgili çeşitli konularda benzer düşündüğünü fark eden birbirinden farklı birkaç kadınız.
Birey olmanın, çeşitliliğin, dayanışmanın ve işbirliği yapmanın değerinin farkındayız.

Tamamen ortaklaştığımız iki temel konu var: cinsiyet/cinsel yönelime dayalı ayrımcılıkla mücadele ve ifade özgürlüğü.

Harekete geçmenin değerini biliyoruz. Bu yüzden, bireyin biricikliğini koruma altına alan ortak değerler için, 100 yılı aşkındır süregelen feminist mücadelelere inanarak harekete geçtik.

Feminist mücadeleler çeşitlenerek, zenginleşerek, evrensel kazanımlarla sürüyor. Konu feminizm olduğunda evrensellik, farklılıkları yok sayan yekpare bir anlayışa, kadın tanımını tektipleştirmeye işaret etmiyor. Kendini kadın ve/veya LGBTİ+ olarak tanımlayan, mücadele eden her birey, feminist yöntemleri zenginleştiriyor.

Erkek egemen baskı mekanizmaları ve bu mekanizmalara karşı geliştirilen direnişler kültürlere, coğrafyalara, devirlere, bireylere göre değişip dönüşebilen, esnek direniş pratikleri gerektiriyor. Sınır-aşırı sorunlar üzerinden kesişen “evrensel” feminist başkaldırıya elbette hala ihtiyaç var, diğer yandan, kendimize, yaşadığımız coğrafyaya, zamana özgü problemler olduğunu ve bunlara yönelik yine kendi deneyimlerimize özgü çözümler geliştirmemiz gerektiğini unutmamak gerekiyor.

Özellikle Ortadoğu’da, kamusal hayatta var olmak için çaba gösteren, özel alanda ailesinden veya kocasından şiddet gören, başörtülü olmayı tercih ettiği için belirli yasaklara ve baskılara karşı sonsuz itaati beklenen, kamusal ya da özel alanda devlet veya aile tarafından örtünmeye veya açılmaya zorlanan, çocuk doğurmak ve 24 saat ev ahalisine hizmet etmekle sınırlı annelik ve kadınlık kimlikleri altında tanımlanan, henüz 9 yaşındayken zorla sünnet ettirilen, yaşadığı fiziksel, cinsel, ekonomik ve psikolojik şiddetle ilgili devletin ilgili kademelerinden destek alamayan, mücadelesinde yalnızlığa ve yaftalara mahkum edilen, heteronormatif sınırların dışındaki tüm cinsel yönelim ve yaşam tarzlarına kapalı olarak yetiştirilen, devlet-aile-toplum üçgeninde birey olmaya çalışan kadınlar için feminist tarih ve feminist mücadeleler gerçek çözümler sunuyor. Bu mücadelelerin, ifade özgürlüğü adına verilen mücadelelerden ayrılamayacağını düşünüyoruz.

Hem kamusal hem özel alanda söz söyleme özgürlüğümüzü istiyoruz.

Bizler, Orta Doğu’daki kadınlar, yaşayan gerçek “damızlık kızlar” olarak sesimizi, sözümüzü yükseltmekte kararlıyız.
Eğer sen de liberalizme, liberteryenizme ve/veya feminizme ilgi duyuyorsan; birlikte okumak, yazmak ve harekete geçmek için bizimle iletişime geçebilirsin. Birlikte her zaman daha güçlüyüz.